02 Şubat 2010 Salı

Yeni yıla geç merhaba dedik ya

Yeni bir yıla yakışan yepyeni bir dergi ile ‘Merhaba’ diyoruz. Çok değer verdik ve karşılığında hep "en değerli" olmak için bu yola baş koyduk. Ada Magazin olarak 2010 yılı için söylenecek çok sözümüz, uygulayacak çok kararımız var. İşte ben de yeni yılda listeler ve listelerimin listelerini yaparak vakit harcamayacağım.
Kedilerimi daha fazla seveceğim.
Katıldığım toplantılarda başka şeyler düşünmeyeceğim.
Her yaptığımı yaparken başka şeyler düşünmeyeceğim. “Şimdi burada ol”
Çikolatamı akşam yemeğinden sonra değil, gündüz yiyeceğim.
Bu yıl -nihayet!- kendime çanta alacağım.
Bayramlarda, yaş günlerinde aramak istediğim insanlara sabahtan ya da aklıma gelir gelmez telefon açacağım. Telefon faturalarıma dikkat edeceğim.
Daha sık yürüyeceğim. Daha dik duracağım.
Yapmayı istediğim şeyleri uzun uzun düşünmeden yapacağım. Aldığım dergilere, kitaplara özel zaman ayırmayı beklemeden taze taze okuyacağım.
Düzgün bütçe yapmaktan vazgeçtim; düzgün bütçe yapamadığım için kendime kızmaktan da vazgeçeceğim.
Yazılarıma başlamayı son günlere bırakmayacağım.
Yazılarıma başlamayı son güne bıraksam en azından bitirene kadar dizi seyretmekten vazgeçeceğim.
Geldik- ne kadar kaçınsak da- daha ciddi, daha derin kararlara: Enerjimi alıp yine de bir türlü çözülmeyen işleri daha fazla üstüne düşmeden gönül rahatlığıyla Allah’a havale edeceğim.
Teklif edilen her türlü yardımı anında reddetmeden önce en azından biraz düşüneceğim; imkânsız, fazla, ayıp vb. olsaydı teklif edenin etmeyeceğini dikkate alarak kendimi -hayatımda ilk kez!- yardımlara açacağım. Uygulamak çok kolay değil; ama birini yargılamadan önce onun mokasenlerinde biraz zaman geçirmek gerektiğini kendime sık sık hatırlatacağım. Esasen kendimi yargılamakta da çok daha yumuşak olacağım. Yaptığım, yap(a)madığım, istediğim, düşündüğüm, uyuz olduğum, utandığım, beceremediğim, vb. her şeyin insan için olduğunu unutmayacağım. Benim yaşadığım, hissettiğim her şeyin -doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü-başka insanların da başına gelebileceğini özellikle de beşeri ilişkilerde mükemmel olmayan her şey için kendimi parçalamam gerekmediğini hatırlayacağım, hatırlatacağım. Velhasıl kendime çok fazla “yanlış yapma ve düzeltme” fırsatı tanıyacağım. Yeni bir sayıda görüşmek üzere...
Hoşça kalın.

Yine sarı saçlar modaaa

Her sezon modada değişimler ve yenilikler yaşıyoruz, yeni mevsimlerin gelişiyle beraber yepyeni tasarımlar, farklı renkler ve çizgilerle tanışıyoruz. Fakat değişmeyen bir şey var ki o da sarı saçın popülerliği...

Saçlara ışıltılı, canlı ve sağlıklı bir görünüm sağlamak amacı ile dünyanın en iyi saç artistlerinden biri olan John Frieda tarafından geliştirilen ve yine dünyanın saç renklerine özel ilk ışıltı arttırıcı serisi olma özelliğine sahip John Frieda Collection Sarı Saçlara Özel Renk Serisindeki Şampuan ve Saç Bakım Kremleri, içeriğindeki patentli Light Enhancers teknolojisi ve karamel, bal, papatya, arpa mayası ve ay çiçeği gibi özler ile saçlardaki sarı tonları vurgulayarak her bir saç telinin ışıl ışıl parıldamasına yardımcı oluyor.İnce ve hacimsiz saçlar için hacim kazandıran, kuru ve sertleşmiş saçlar içinse nemlendiren ayrı formülleri, kendi içinde ise hem açık sarı tonlardaki hem de koyu sarı tonlardaki saçlara göre dilediğiniz gibi tercih edebileceğiniz farklı farklı alternatifler sunuyor.

03 Aralık 2009 Perşembe

Düğün Organizasyonlarında yanınızdayım

Başlıktada belirtiğim gibi her türlü cemiyet operasyonlarında yanınızda yer almaya hazırım. Hizmet işi canım başka bir şey değil. Son dönemlerde hayatımda köklü değişiklik yaptığımla ilgili bahsetmekten bana gına geldi ama yinede bahsetmeden geçemeyeceğim. Pazarlamacılık sektörüne ciddi bir dalış yaptım. Herşey iyi hoşta ben düğün salonunu pazarlarken kendimi düğün hatıra defteri kaplarken yada ne bileyim gelin yolunu süslerken niye buluyorum. Anlayamıyorum anlamakta istemiyorum hıh. Evlenen çift görmekten yada evlenmeye hazırlanan çift görmektende bıktım.


Mutlu suratlar ayy evlendik iyi haltettiniz. Benim sevgilim bir var bir yok diye size özeneceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz dememek için kendimi sıkıyorum, kasıyorum ve iş gereği; "ayyy ne güzel darısı benim başıma, çok yakışmışsınız. Eeee nasıl tanıştınız? Gelinlik mükemmel olmuş hayatım" gibi cümleler kurmak zorunda kalıyorum.İşimizin bir diğer adıda halkla ilişkiler olunca elimiz mahkum.

Bana bu işin getirileri nelerdir dersem; kendimi düğün organizasyonları konusunda her geçen gün daha çok geliştiriyorum. Bir sürü yeni evli çift arkadaşım oldu. Evlilik kurumundan para kazandığım için artık etkilenmiyorum duygusal davranmıyorum. Hımm şimdilik aklıma gelenler bunlar devamı olduğunda eklemeler yaparım. Ayrıca evlenmeyi düşünen çiftlere her türlü fikir ve destek sağlayabilirim gerçi bu yazımdan sonra samimiyetime ne kadar güvenirler orasıda ayrı...

28 Kasım 2009 Cumartesi

Mono cafe- Segafredo sıcak çikolatası



Kurban Bayramı geldi bende kendime geldim. Yeni saç rengim ve modelimle poz vereyim dedim her ne kadar çok sanatsal bir kare olmasa yinede Alp'e teşekkürümüzüde edelim. Saç rengim konusunda kısa bir açıklama yapayım şuan ki rengin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum:))) en kısa zamanda eski rengime geri döneceğim kesindir...